Sarıyer Ortodontist

Home / Sarıyer Ortodontist

Sarıyer Ortodonti Kliniği Dent B&B

Sarıyer ortodontist klinikleri sizin yaşam standartlarınızı artırmak ve eski diş sağlığına kavuşmanızı sağlamak için alanında uzman doktorları ile hizmet vermektedir. Siz de kendinize en uygun kliniği seçerek tedavi sürecine başlayabilirsiniz.

Sarıyer ortodonti kliniği ile sizde dişlerinizdeki çarpıkları ve eyiklikleri düzelttirebilirsiniz. Kliniğimiz Sarıyer merkez konumdadır ve toplu taşıma alanlarına yakındır.

Doktorlarımız sektörde 10 senelik tecrübeye sahip işinde uzmandırlar.

Ortodonti Nedir?

Beşiktaş Ortodontist

Ortodonti aslında Yunanca’dan gelmektedir. Ortho düzgün anlamına, odons ise diş anlamına gelmektedir. Ortodonti nedir sorusunun cevabına gelecek olursak kısaca çarpık ya da yamuk dişlerin düzeltilmesi ve çene kemiği ile dişlerin doğru bir şekilde yerleşmesi anlamına gelmektedir. Çene ve yüz bölgesinde ki bozuklukların teşhisi ve tedavisi ortodonti biliminin inceleme alanına girmektedir.

Yüz bölgesi vücudumuzun en önemli kısmı olduğu için bakımı oldukça önemlidir. İnsanlar diş sağlığını ve bakımını önemsiz gibi görse de durum öyle değildir. Diş hastalıklarını beraberinde pek çok hastalığı da getirebilir

Dişlerdeki Çarpıklıkların Nedenleri

Diş çarpıklığı, çoğu zaman kötü bir görüntüye sebep olmasının yanında insanların konuşmasını etkileyebilmektedir. Bu durumdan kurtulmak için ortodontik bir tedavi süreci geçirilmesi gerekir. Dişlerde görülen çarpıklığın nedenleri arasında aşağıdaki durumlar yer alabilir.

  • Bu nedenlerin en başında genetik unsurlar yer almaktadır. Çene boyutu ve dişlerin genişliği çene gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum solunum yollarını etkilemektedir ve ilerleyen süreçte ciddi sıkıntılara sebebiyet verebilir.
  • Dişlerde görülen çarpıklığın bir diğer nedeni süt dişlerinin zamanından önce çekilmesidir. Süt dişleri alttan gelecek olan kalıcı dişlerin yerini doldurarak çarpıklığı önlerler. Zamanından önce çekilen süt dişleri kalıcı dişlerin çıkma yönünü değiştirir ya da diş hiç çıkmayabilir.
  • Süt dişlerinde görüle çürükler çarpıklığın bir diğer sebebidir. Bu çürükler zamanında tedavi edilmezse çürüyen diş kadar boşluğa kayarak çarpıklaşır.

Diş Çarpıklığı Tedavisi

Diş çarpıklığı tedavisi, ortodonti alanının içerisinde yer almaktadır. Alanında uzman doktorların koyduğu teşhis ile uygulanacak tedavi yolu izlenir. Diş çarpıklığı tedavisinin en sık uygulanan ve en bilinen yolu diş teli takmaktır. Bu yöntem ilk başlarda çok acı verici ve hasta açısından zor olabilir. Geliştirilen son yöntemler arasında şeffaf aparey yöntemi yer almaktadır. Diş teli takmak istemeyen hastalar için şeffaf plaklar kullanılarak yapılan tedavi yöntemidir.

Beşiktaş Ortodonti Uzmanı: Dr. Burak Büyüktürk ile tanışın menmun kalacağınızdan eminiz!

Sarıyer İlçesi

SİMAS’TAN SARIYER’E…

Boğaz’daki en eski yerleşim bölgelerinden biri olan semtin ismi antik çağda “Simas” olarak geçer. Tarihsel süreç içinde “Kutsal Ana”, bazı kaynaklarda da “Kutlu/Güzel Akarsu” veya “Kutlu/Güzel Su” anlamında kullanılan “Simas” isminin yanı sıra “Skletrinas”, “Saron” ve Bizans döneminde “Limas” isimleri de kullanılır. Ancak Osmanlı dönemi başlarına dek yaygın olarak “Simas” ismi kullanılmıştır.

“Simas” isminin “Sarıyer” ismine dönüşmesi hakkında kesin bir bilgi bulunmazken çeşitli söylenceler bulunmaktadır. Bu söylencelerden biri “Sarıyer” isminin, İstanbul’un fethi sırasında ölen “Sarı Er” lakaplı bir yeniçeriden alınmış olduğuna dayanan söylencedir. Buna göre semtte türbesi bulunan “Sarı Er” zaman içinde “Sarı Baba” ismiyle anılmaya başlar… Söylencelerden bir diğeri de “Sarıyer” isminin bir zamanlar Maden Mahallesi çevresinde altın ve bakır madenlerinin çıkarıldığı sarı renkli yarlardan aldığı ve semtin isminin önce “Sarı Yar”, sonra “Sarı Yeri” ve nihayet “Sarıyer” olarak anılmaya başladığına inanılan söylencedir…

Bizans döneminin sonuna dek esas yerleşim merkezleri arasında ismi sayılmayan Sarıyer, eski çağlarda daha çok boş arazi ve tepeleri ile bilinir. Bizans İmparatorluğu döneminde semt, kıyı kesimlerinde ayazma, kilise ve limanı bulunan birkaç hanelik köylerin bulunduğu az sayıda yerleşim merkezi ile anılır. Bu küçük köyler eski çağlardan başlayarak balıkçılıkla geçinmekteydi. İstanbul’un fethinden sonra Anadolu ve Adalar’dan getirilen göçmenlerin iskân edildiği Sarıyer köyleri zaman içinde inşa edilen liman, cami, hamam, çeşme, konak ve sahilhaneler ile gelişmeye, büyümeye başlar.

Evliya Çelebi, Seyahatname isimli eserinde 17. Yüzyılda gelişmiş köylerin bulunduğu Sarıyer’i bin kadar bağlı, bahçeli ve mamur haneli bir semt olarak anlatır. İki mahallede Müslümanların, yedi mahallede de Hristiyanların yaşadığı Sarıyer’de Müslüman halkın bağcılıkla, Hristiyan halkın da balıkçılıkla geçimini sağladığını belirtir.

18. yüzyıldan başlayarak Boğaz’a Karadeniz’den gelebilecek saldırılara karşı savunma mevzileri oluşturulmaya başlanır. I. Abdülhamid’in yaptırdığı Delice Tabya ve III. Selim’in kurdurduğu tahkimatlar bu dönemde inşa edilir. Saray çevresinin yalı ve konaklarının yer almaya başladığı bu dönemde Sarıyer köylerine gayrimüslim ailelerin iskânına izin verilir. 19. yüzyılda Trakya köylerinden fes ve şayak boyama ustaları, bu sanatı öğretmeleri için İstanbul’a getirilerek bugün Boyacıköy ismini taşıyan Baltalimanı ile Emirgan arasına yerleştirilir. 1877 ile 1888 yılları arasında yapılan, “93 Harbi” olarak da bilinen Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Balkanlar’dan ve Karadeniz’den göçenler ile Sarıyer nüfusu giderek büyümeye başlar.

19. yüzyıla kadar II. Selim (1566-1574), IV. Murad (1623-1640), Sarıyer’de av köşkü bulunan IV. Mehmed (1648-1687), III. Selim (1789-1807) gibi padişahların kışları avlanmak, yazları da dinlence için gittiği Sarıyer, Fındık, Çırçır, Hünkâr, Kestane suları gibi kaynak suları ve koruları ile İstanbul’un mesire yeri olma özelliğini sürdürür.

Dönemin yazılı kaynaklarında gayrimüslimlerin yalıları, köşkleri ve bahçeleri ile birlikte eğlence ve sayfiye yeri olarak da anılır. Bu yüzyılda merkezi Pera’da (Beyoğlu) olan büyükelçiliklerin yazlık sefaretlerinin büyük bir kısmının Sarıyer İlçesi sınırlarına inşa edilmesi, Şirket-i Hayriye’nin vapur seferlerinin başlaması ile birlikte İstanbulluların mesire yerlerine, kaynak sularına ziyaretleri bölgenin ünlenmesine neden olur.

20. yüzyılda birbiri ardına gelen I. ve II. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı, İstanbul’a göçlerin yaşanmasına neden olur. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Sarıyer merkez ve köylerinde Müslüman nüfus artarken, gayrimüslim nüfus hızla azalır.

TELEFONLAR

Tel: 0212 230 30 70
Whatsapp & GSM: 0537 969 71 98